Makale 1

3167 SAYILI YASANIN 10.MADDESİ GEREĞİ KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEKLERDE ÇEK YAPRAĞI BAŞINA BANKANIN ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU TUTAR VE ZAMANAŞIMI SORUNU*

Tüm Makaleler

3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 10. maddesi gereği Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya tamamlayacak biçimde ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir
Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır. (29,01,2007 tarihinden itibaren bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar 410,00YTL’ye çıkarılmıştır.)
Bankanın bu yükümlüğü süresinde ibraz edilip  6 aylık çek zamanaşımı süresi dolan çeklerde  devam eder mi?Meşru hamil süresinde bankaya ibraz ettiği çek için o anda bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutarı almak istemeyip de 6 yıl sonra almak istediğinde banka bu tutarı  ödemekle yükümlü olacak mıdır?Bu soruya tam olarak cevap veren bir Yargıtay Kararı henüz bulunmamakla beraber mevcut Yargıtay Kararları ile konuyu değerlendirmeye çalışacağım.
Uygulamada bankalar süresinde ibraz edilen çeklerde ibraz süresi içinde sorumlu oldukları tutarı ödemekte ancak daha sonra ödemeye pek yanaşmamaktadır.Zamanaşımına uğramış çeklerde ise  ödeme yapmamaktadırlar.

BANKANIN SORUMLU OLDUĞU MİKTARI ALMAK İÇİN ÇEKİ SÜRESİNDE BANKAYA İBRAZ ETMEK ZORUNLUDUR.
Meşru çek hamilinin çeki süresinde bankaya ibrazı zorunludur.Süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeklerde bankanın 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesinden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.

ÇEKTE İBRAZ SÜRELERİ

Çek, keşide edildiği yerde ödenecekse (çekin üzerinde yazılı muhatap banka şubesi ile keşide yeri aynı ise) on gün, keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse (çek üzerindeki muhatap banka şubesi ile keşide yeri farklı ise) bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
Ödeneceği memleketten başka bir memlekette keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, keşide yeri ile ödeme yeri ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
Keşide yeri ile ödeme yeri ayrı kıt'alarda bulunsa dahi her iki yer ülkesinin Akdeniz'de kıyılarının olması halinde ibraz süresi üç ay değil, bir ay olarak kabul edilir.
Yukarıda yazılı müddetler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten (keşide günü hariç) itibaren başlar. Sürenin son günü tatile rastladığı takdirde, süre takip eden ilk işgününe kadar uzar. Aradaki tatil günleri süre hesabına dahildir.

BANKANIN SORUMLULUĞU KANUNDAN KAYNAKLANMAKTA OLUP GENEL ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANMALIDIR.
 Bankanın süresinde ibraz edilen çeklerde ödemekle yükümlü olduğu tutar kanun tarafından düzenlenmiştir. Kanundan kaynaklanan bu alacak   genel zamanaşımı süresi  içinde –10 yıl- her zaman istenebilmelidir.Nitekim Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 03,03,2005 Tarihli 2004/9172E.2005/2222K.sayılı kararında bankanın sorumlu olduğu miktarın ibraz sırasında istenmemiş olmasının sonradan istenmesine engel teşkil etmediğine karar vermiştir.

YASADA ÖZEL ZAMANAŞIMI SÜRESİ DÜZENLENMEDİĞİ DURUMLARDA BK.m.125 HÜKMÜ UYGULANMALIDIR.
Yasada özel bir zamanaşımı süresi düzenlenmediği durumlarda yasadan kaynaklanan her türlü alacak hakkında B.K.m.125 hükmü uygulanır ve bu alacaklar 10 yıllık zamanaşımı süresi  içinde istenebilir.
        B.K. Madde 125 - Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.

TTK.726.MADDESİ ÇEK HAMİLLERİ,KEŞİDECİ,CİRANTALAR ve AVALİSTLER ARASINDAKİ ALACAKLAR İÇİN DÜZENLENMİŞ ZAMANAŞIMI SÜRESİDİR.BANKA ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU TUTAR İÇİN BU SÜREDEN YARARLANAMAMALIDIR.
TTK.Madde 726 - Hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar.
         Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar.
         TTK.726.Maddesi çek hamilleri,keşideci,cirantalar ve avalistler arasındaki alacaklarla ilgili özel bir zamanaşımı süresidir.Kısmi banka ödemesi çek hamilliği ,cirantalığı veya lehdarlık sıfatını bankaya teşmil etmez.Banka ödemekle yükümlü olduğu tutar için 6 aylık zamanaşımı müddetinden yararlanamamalıdır.

ÇEKİN SÜRESİNDE BANKAYA İBRAZI KARŞILIĞI BULUNMAMASI HALİNDE YASA GEREĞİNCE BANKANIN SORUMLU OLDUĞU ASGARİ MİKTARIN ÖDENMESİ TALEBİNİ DE İÇERİR.
Çekin süresinde bankaya ibrazı karşılığı bulunmaması halinde yasa gereğince bankanın sorumlu olduğu asgari miktarın ödenmesi talebini de içerir.Bu nedenle mahkemenin ibraz sırasında ayrıca böyle bir talepte bulunmadığına ilişkin red gerekçesi yerinde değildir.(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2004/6909E.2005/1234K.Sayılı Kararı)Bundan sonra alacak adi alacağa dönüşür ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmalıdır.

BANKANIN ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU TUTAR HESAP SAHİBİ İLE BANKA ARASINDAKİ GAYRI NAKDİ KREDİ SÖZLEŞMESİ İCABI ÖDENMİŞ VARSAYILIR.BU SÖZLEŞMELERDEN KAYNAKLANAN ALACAKLAR  10 YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİNE TABİDİR.
Bankanın ödemekle yükümlü olduğu asgari tutar 3167 sayılı yasanın 10.maddesinde açık olarak belirtildiği gibi çeki keşide eden hesap sahibi ile banka arasında gayrı nakdi kredi sözleşmesi icabı ödenmiş varsayılır.Bu tür kredi alacaklarında da zamanaşımı süresi 10 yıldır.Bankanın sorumlu olduğu zamanaşımı süresi 6 ay ile sınırlandırıldığı taktirde banka tutarı ödedikten sonra hesap sahibine rücu ederken gayrı nakdi kredi alacaklarının tabi olduğu zamanaşımı süresi olan 10 yıldan faydalanacaktır.
Banka ödediği tutar için hesap sahibine rücu ederken  10 yıllık zamanaşımı süresinden faydalanırken kanundan kaynaklanan ödeme yükümlülüğünün  6 aylık zamanaşımı süresi ile sınırlandırılması   hukuka ve kanunun ruhuna açıkça aykırı olur kanaatindeyim.

KAYNAKLAR:
MAHKEME KARARI ve İÇTİHATLAR:

1-Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/583E.2007/934K.Sayılı Kararı
2-Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2004/9172E.2005/2222K.Sayılı Kararı
3-Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2004/6909E.2005/1234K.Sayılı Kararı
*Bursa Barosu Dergisinde yayınlanmıştır.